Irkçılık Açısı Büyüyor!

Posted: Ocak 10, 2010 in Uncategorized

Daha geçmişindeki sürgün, katliam, soykırım iddialarıyla yüzleşememiş, katliamları marifet sayıp nitelendiren bir memleketin evlatlarıyız. Demokrasi adı altında korkunç hatalar yapıp, yeni demokrasi hatalarıyla yanlışlarımızı telafi etmeye çalışıyoruz. Sonrada hepsine güzel birer kılıf dikmeye çalışıyoruz. Şöyle şafşatalı, süslü püslü kılıflar. Bakanları başka bir şey düşünmeye itmesin diye. Biraz vatan sevgisi atıyoruz içine, bir tutam mağduriyet, biraz da şöyle okkalı sözler. Hani duyunca itiraz etmeye utanacağınız, sizi çelişkiye düşürecek, karşı durursanız biraz da kendinizi sorgulayacağınız sözler. Şimdi tastamam her şey… Bu kılıfa bakan başka ne görsün ki, başka ne konuşsun!

Aferin, tüm bu olanlara!

Selendi’de 30 yıldır yaşayan Romanların sayısı sadece 100. Çoğunu sadece çadırlarından ibaret düzenleri bu muhitlerde kurulalı 30 yıl olmuş. Ve şimdi tüm ‘düzenlerini’ bırakıp gitmek zorunda kaldılar. Pardon bırakıldılar. Bu insanları orada barındırmak istemediler ve herkes gözünü kapadı bu olaya. Hiç kimse buna engel olamadı mı? Gazetelerde ırkçılığa acil çözümler gerektiğine dair yazılar yazılıyor. Ben acı bir tebessümle bakıyorum tüm bu yaşananlara. Selendi’nin MHP’li Belediye Başkanı Nurullah Savaş konuşmasında, terör olaylarının ardından ilk tepkiyi İstanbul’da Romanların verdiğini hatırlatıyor ve ekliyor: Bu kesinlikle etnik bir ayrımcılığın sonucu olamaz! Bir şey diyemiyorum. Bu olay Sayın Başkan’ın dilinden ancak böyle anlatılabilirdi. Irkçılığı yine ırkçılık üzerinden anlatmak yani, ona kızamıyorum. Irkçılık üzerinden düşünmezsek olayı anlayamayacağımızı düşünüyor sanırım. Gayet normal olaylar zinciri gibi anlatıyor gelişmeleri. Halk kalabalıkmış da bastırmak zor oluyormuş da, aslında Romanları iki, üç ev mahallelere dağıtıp içlerine almışlar da… Eğer bu konuşmalarından dolayı beklediği ‘aferin’ ise ben veriyorum aferini. İnsanları ‘öteki’ yapıp onlara linç girişiminde bulunmak, sövmek, dövmek, hatta sürmek görmemek için, sindirmek için tastamam meşru bir hal aldı. Başkan başta olmak üzere herkes şaşırdı kaldı, kalabalığı durdurmak zor oldu. Oysa o kadar da zor olmamalı kalabalığı bastırma yöntemlerini bilmek sizler için değil mi? Koskoca 1 Mayıslardan, işçi eylemlerinden, grevlerden idmanlı devlet büyüklerinizden yardım alsaydınız keşke. Velhasıl benden size kocaman bir ‘aferin’, hem de yıldızlı…

Taşlar oturdu mu?

Olayların ilk duyuluşunu hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Kahvede sigara içip içmeme kavgası üzerine başlayan ve Romanları oturduğu yerlerden sürmeye varan olaylar. Ne alaka diyor insan ilk duyunca! Daha doğrusu bu ne basit kılıf diyor, yutmadık bu defa bu kadar da anlamsız olmaz ki diyor. Bir de olayların diğer tarafı var tabi bunlar yeni yeni ortaya çıkıyor. Kahvede çay isteyip de ‘Çingenlere çay yok’ diye başlayan kavgaların devamında büyüyen, evleri, arabaları belediyenin iş makineleriyle parçalanan ve Selendi’den kendi rızamızla gidiyoruz diye bir kağıt imzalatılmaya çalışılan o insanlar da anlatmaya başlayınca eksik parçalar tam yerine oturmaya başladı galiba.

O günden, bugüne…

Başbakanın İstanbul’da terör eylemlerine ilk tepkiyi veren Romanlarla ilgili olayı değerlendirirken söyledikleri geliyor aklıma. Sabır tavsiyesinde bulunmuştu vatandaşlarına. Bir de eklemişti: ‘Fakat tabi bu sabır nereye kadar olacak? Siz vatandaşın camını indirirseniz, hayatına kastederseniz, o da kendi imkanlarıyla kendini savunma yoluna gidecektir.’ Şimdi kim başbakanın vatandaşı, kim mağdur, kim haklı?

Çare!

2010’a yeni umutlarla giren bizlere ilk büyük hayal kırıklığı bu mu oldu bilemiyorum tam olarak. Yaşadığımız hayal kırıklıklarının içinden seçemiyorum ve gelecek hayal kırıklıklarına haksızlık mı ediyorum diye düşünmeden edemiyorum. Irkçılığın gün geçtikçe açısı genişliyor sanırım. Kürtler, Ermeniler, şimdide azımsanamayacak olaylar yaşayan Romanlar. Sorumlu ve yetkililerin de dediği gibi, sanırım bizim de Selendililer gibi ‘Sosyal Devlete’ güvenmekten başka çaremiz yok. Ne çare ama!

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s